Aylık arşivler: Ocak 2009

Ben Matrix Miyim?

Bir Analiz yapıyordum. Ama verinin içinde boğulduğum için kendime bir çıkış yolu ararken sonunda buldum. Fakat bu seferde kendimi Matrix’te gibi hissettim. Exceli yukarı aşağı yaptıkça sayılar anlam kazanıyordu. Kendime aynada baktım. Farklıydım. Kurtarıcıydım. Başarabilirdim. Derken müdürüm beni çağırdı. “Ne o dalmışsın” dedi. Bana özellikle “NEO” demişti. Çok mutluydum. Mutluluktan havalara uçtum. Matrixim ben.

Bir sistem analisti olarak yaratılmadığınızın 10 işareti

www.fazlamesai.net adresinde SHiBuMiGo adlı kullanıcı tarafından çevrilmiştir.

ABD’deki iş bulma kurumunun öngörüsüne göre 2014 yılına kadar sistem analistlerine olan işgücü ihtiyacı, ortalama işgücü ihtiyacının üzerinde olacak. Bunda en önemli etkenlerden biri kurumlarda kullanılan teknolojik sistemlerin iş ihtiyaçlarına paralel olarak sürekli daha karmaşık hale gelmeleri. TechRepublic’den çevirdiğim bu yazıda bir sistem analistinin sahip olma(ma)sı gereken 10 nitelikle ilgili tespitler yer alıyor. Orjinal İngilizce metne http://blogs.techrepublic.com.com/10things/?p=280 adresinden ulaşabilirsiniz.

#1: Müşterilerinizin IT’ye ayak uydurmasını bekliyorsunuz

İş ünvanında “analist” sözcüğünün geçiyor olmasının sebebi, sizden beklenenin iş ihtiyaçlarını analiz etmeniz ve IT’nin müşterilerine daha iyi hizmet veriyor olmasını sağlamanız olmasıdır. IT tarafında işlerin daha iyi ve daha güçlü işlemesini sağlayacak bir plan ile ortaya çıkabilirsiniz, ancak iç müşterilerinizin hemen kendi süreçlerini değiştirerek sizin planınıza uygun çalışmaya başlamalarını beklemeyin – planınızın işleyebilmesi için en azından bu değişikliğin kendi çıkarlarına olduğu konusunda onları ikna etmeniz gereklidir.

#2: Üst yönetim ile çalışmayı sevmiyorsunuz

Bazı tepe yöneticilerin teknolojinin neler yapıp neler yapamayacağı konusunda hiçbir fikirleri olmadığı bir gerçektir. Şu var ki, bir üst düzey yönetici yıllardır Blackberry’si üzerinden e-posta atmaktan daha teknolojik bir şey yapmamış olabilir. Bu kişilerin gerçek dışı taleplerini yönetmeye çalışırken bir taraftan aynı kişilerin sizin bir yılda kazandığınızı bir ayda kazandıklarını biliyor olmak da egonuz açısından rahatsız edici olabilir. Onların nerede yanlış yaptıklarını sabırlı bir şekilde kendilerine izah edemiyorsanız – cehaletlerini küçümseyici bir tavır almadan -, bir sistem analisti olarak başarılı olamazsınız.

#3: “Hayır” diyemiyorsunuz

“Hayır” diyebilmek hayatın tüm aşamalarında önemlidir, ancak bir sistem analisti olarak bir gün işinizin devamı buna bağlı hale gelebilir. Patronunuzla, onun patronuyla ve operasyon tarafının yöneticisiyle bir toplantıda olduğunuzu düşünün. Birisi o anda sizi yeni bir geliştirme ile ilgili onay vermeniz konusunda ikna etmeye çalışıyor ve patronunuz da size yardımcı olmuyor. Baskı altındayken, birçok kişi o anı kurtarabilmek için “Evet” diyebilir. Ancak bu yeni geliştirmeyi istenen süre ve bütçe ile yapabileceğinizden gerçekten emin değilseniz, bu baskıya karşı koymanız ve vakit kazanmanız gereklidir. Mantık dışı bir görev ile ilgili onay vermek başarısızlığın ilk adımıdır.

#4: “Evet” diyemiyorsunuz

“Hayır” demek sizi imkansızı vaat etmekten koruyabilir, ancak bu sözcüğü tutumlu kullanmanız en iyisidir. Bir sistem analisti olarak başarı elde etmek için, kendinizi iç danışman olarak görmelisiniz. İşletmenizin para kazanabilmek için IT araçlarına ihtiyacı var, ve siz bu araçların nasıl kullanılacağını belirlemelisiniz. Kendi iç müşterilerinizle birlikte çalışarak “Evet” diyebileceğiniz bir planı ortak yaratın. Neye ihtiyaç duyacağınızı tespit edin: Daha fazla vakit, daha fazla para, daha fazla insan ya da araç kaynağı – ve taleplerinizin arkasında durmak için kendinizi hazırlayın.

#5: Derme çatma ve kısa vadeli çözümlerden nefret ediyorsunuz

Çok az sistem analistinin elinde bir sistemi tümüyle baştan tasarlama ve sınırsız kapasite ile genişletme imkanı olur. İş çoğu zaman aynı eski platform üzerinde yamalanmış eski kodlarla yeni şeyler üretmekten ibarettir. Örneğin, bir iş ihtiyacını zamanında sunabilmek için tek seçeneğiniz küçük bir uygulama yaratıp onunla veriyi bir yerden alıp, işleyip, başka bir uygulamaya göndererek işletmenin erişip kullanabileceği yeni bir bilgi kaynağı yaratmaktır. Bu o an için amaca ulaşmayı sağlasa da, sonrasında sistemin kirlenmemesi için verinin doğru biçimde işlenmesini sağlayacak uzun dönemli bir plan sunmanız daha iyi bir fikir olacaktır.

#6: Yalnızca büyük resme odaklanıyorsunuz

Sistem seviyesinde bir çalışan olarak, bürokrasi yerine büyük resim hakkında daha fazla kaygı taşıyor olabilirsiniz. Ancak firmalar çoğu zaman her işin yapılması ile ilgili özel bir süreci takip ederler. Sıkı kontroller içeren prosesler kullanıcıların kaprislerine karşı sizi bir yere kadar koruyabilir, ancak aynı zamanda sizin projede ilerlemek yerine formlar ile uğraşmanıza sebep olarak sizi yavaşlatabilir. Dahası, yazılmayı bekleyen bir sürü dokümantasyon ve ilerleme raporu varken, harcamak isteyeceğinizden çok daha fazlasını testlere ve bürokrasiye ayırıyor durumda kalabilirsiniz.

#7: Karar almak için sezgilerinize güveniyorsunuz

Analiz ve sezgi birbirlerinden aşırı derecede farklı karar alma yöntemleridir, ve siz analiz yapmak için maaş alıyorsunuz. Yalnızca benzer tecrübelerinize, doğuştan yeteneklerinize ya da altıncı hissinize güvenerek işinizi yapamazsınız. Sonunda haklı çıkabilirsiniz, ancak projenizin planlama aşamasında, birçok iyi yönetici size çalışmanızı göstermenizi isteyecektir (matematik dersinde olduğu gibi). Unified Modeling Language (Birleşik Modelleme Dili – UML) ya da benzer modelleme araçları ile biraz vakit geçirmeye kendinizi hazırlayın. Peçete üzerinde karalayacağınız bir akış diyagramı kesinlikle yeterli olmayacaktır.

#8: Dinlemiyorsunuz

Mantıksal karar alabilme yeteneği bir sistem analisti için çok kritiktir, ancak başarılı olabilmek için başka kişisel yeteneklere de ihtiyacınız var. Bunlardan belki de en önemlisi dinlemektir. Son kullanıcılarla biraraya geldiğinizde, onların ihtiyaçlarını dinleyin ve pekiştirme soruları sorarak projenin iş tanımlarını mükemmelleştirin. Firmanın bir bütün olarak projenizden elde etmeyi beklediklerini anlayabilmek için mutlaka üst yönetimi de dinlemelisiniz.

#9: Taviz vererek uzlaşmanın kaybetmek olduğunu düşünüyorsunuz

Her zaman “doğru” cevabı kendinizin mi bildiğini düşünüyorsunuz? Hiçkimse eğer ihtiyaçlarını karşılamıyorsa doğru cevabın ne olduğunu umursamaz. Sizin en şık ve mantıklı tasarımınız eğer bütçeyi aşıyorsa ya da zaman planına uymuyorsa yetersiz bir tasarımdır. Firmanın sınırları doğrultusunda taviz vermeye ve projenizi yeniden oluşturmak zorunda kalabilmeye hazır olmalısınız.

#10: 9-5 haricinde çalışmak istemiyorsunuz

Sistem analisti ünvanı genel olarak sistemin bütününden sorumlu olmayı ifade eder. Bir problem çıktığında, sorun çözülene kadar çalışmanız gerekir. Günler boyunca uzun geceler ve haftasonları ofiste çalışmaya hazırlıklı olun. Eğer kendinizi bir anda tüm sistem hakkında tek bilgi sahibi kişi olarak bulursanız, en kısa zamanda birini kendi yedeğiniz olarak eğitmeye başlayın. Eğer firmanız sizin ve birbaşkasının böyle bir eğitime vakit ayırmasının gerekli olduğunu düşünmüyorsa, onları size bir otobüs çarptığı takdirde sistemin ve firmanın ne hale gelebileceği konusunda iyice bilgilendirmeniz gereklidir 🙂

İş Analistleri (BA) için tavsiyeler

Güzel yazı. Yakın zamanda tercümesini de yayınlamak isterim. İş Analistleri, sistem analistleri, sistem geliştirme uzmanlarının okuması gereken bir yazı…

Ten Bad-Ass BA Techniques

Written by Cecilie Hoffman

Plus Four Fundamental Principles

Principle #1. Leave your ego at the door

You are a business analyst – you have a license to ask dumb questions; it is your responsibility and your job! So ask the dumb questions, admit you don’t know, ask for input, show work at early stages, don’t let your own ego-fears-pride get in the way of problem solving.

Put your team in the spot light, put yourself behind the curtain.

Principle #2. Authority is 20% given & 80% taken – take it!

Don’t wait for permission, ask for forgiveness.

Manage those meetings!

Principle #3. Acknowledge people

Sometimes you have to push people or ask them to do more than is normal to expect. You can thank them for their help but over time, your thanks may develop a hollow tone. Take the time to recognize people’s efforts in a way that means something to the individual; creative ways of saying “thank you” are remembered for a long time and create a positive impression and a good relationship.

Nominate them for an award

Send a message to their boss – what you needed, why the person’s professional conduct and timely response saved your butt

Send a message to the person

A “thank you” card – there are many cyberspace sites that offer electronic cards

A simple email message acknowledging the person’s effort

Include a .jpg of a plate of tasty goodies like cookies, chocolates, or samosas

Principle #4. If you don’t fail on occasion, you aren’t trying hard enough

Progress and innovation come from holding on to the idea despite the inevitable series of failures. If the consequences of your taking initiative results in a backfire

Acknowledge verbally that you may have gone too far in your attempt to actively engage in moving the project along the path to success

Ask the person if there is a better way for you to accomplish your goal. Smile; deflect any barbs that might come your way.

Learn from the failure. Don’t get defensive – nothing ventured, nothing gained!

The Ten Techniques

Remember, these are the “bad-ass” techniques. Use them with care, especially if you are risk-adverse.

Managing meetings

1. Use “roll call” to obtain explicit decisions. In meetings (telephone or in person), do not accept silence as a response! Instead of asking, “do we all agree?” instruct people to express their concerns with this prompt, “If you disagree, speak up now.”

2. Provide a suggested agenda to focus activities at a standing meeting.

3. Use Actions-Decisions-Issues to record meetings.

Facilitating communication and understanding

4. Share bad news early

The sooner “management” or “leadership” knows there’s a problem, the sooner they can start working on it.

If you use the red-yellow-green flag paradigm: extend the paradigm, “Pale Yellow” means “warning, this could get worse”; “Orange” means “one step away from Red”.

5. Did they read the document?

For documents that are in a draft form, include an unexpected phrase in a strategic location in the document, e.g., “300 Pink Elephants” – people will comment on it if they see it. Take care to remove the phrase before the document becomes a deliverable!

6. Treat requirements templates as guidelines

Provide all the information that is asked for, or explain why you can’t.

Don’t ignore the gaps, missing or unknowns, identify them!

Add the sections or references you think are missing

Conducting interviews

7. Send the list of topics you plan to cover in advance – no more than five general topics. If you have specific questions that will require research, provide those questions in advance.

8. Paraphrase as a way to keep a person talking without agreeing with what they are saying.

Establishing trust-based relationships

9.  Make a personal connection

Extend yourself beyond normal bounds to make a personal connection with the individual regardless of social group, ethnic background, and gender.

Ignore what you may have heard about an individual; do not allow another person’s negative assessment of that individual to prejudice you – make your own assessment, based on how that individual conducts him/herself with you.

Managing requirements

10. Get the Success Criteria and Success Metrics

Offer outrageously low or high metrics for targets to elicit a more realistic expectation for “success”

Accept the “solution” with grace; but continue to ask questions. Play the fool until the requirement (need) has success criteria and a way to measure it.