Aylık arşivler: Nisan 2009

Yüksek Lisans Yapmak ya da Yapmamak

Yüksek Lisans çoğu lisans öğrencisinin mezun olduktan sonra, kendince bazı sebeplerden dolayı yapmak istediği eylemdir. Yurt Dışında yapıldığı gibi güzel yurdumun üniversitelerinde de yapılmaktadır. Yurt Dışı fobisi olan yada yurt dışına çıkacak yeterli ödenek bulamayan öğrencilerin tercihi genelde Yurtiçi olmaktadır.

Yüksek Lisans Nedir?
Akademik kariyer yapmak için ilk adımdır. Gelecekte bir doktor yada profesör olmak isteyen kişinin lisans eğitiminden sonra bitirmesi gereken ilk eğitim planıdır. (Yurt dışında yüksek lisans yapmadan direkt doktora yapma imkanı bulunmaktadır). İsmi gibi kendiside gayet Yüksek bir eğitim seviyesidir. Normal eğitim süreci 2 sene sürmekle beraber, tamamlanamayan krediler yada bitmeyen bitirme tezi yüzünden bir sene uzayabilmektedir.

Niçin Yüksek Lisans Yapılır?

1- Yüksek lisans akademisyen olmanın ilk adımıdır.
2- Askerliği tecil ettirmek için bir yoldur
3- Öğrenci haklarını devam ettirmek için

Yüksek Lisansın avantajları
Belirli konularda teorik olarak çok iyi bilgilere sahip olursunuz.
Yüksek Lisans sayesinde İngilizcenin bir hayli gelişir. Öğretim hayatınız makale okumak ile geçtiği için, ve makalelerin çoğu İngilizce olduğu için, ister istemez iyi bir ingilizceye sahip olursunuz.
Toplum arasında, Yüksek Lisans yapan öğrencilere farklı gözle bakılır ve övünerek söz edilir. Özellikle aileler yüksek lisans yapan yavrularını öve öve bitiremez.
Askerliği en az 2 sene tecil etmiş olursunuz.

Yüksek Lisansın DezAvantajları
Lisans Döneminde yata yata geçtiğiniz dönemleri özelmle anarsınız.
Haftada 2 gün okula gitmenize rağmen geçemk için her gün okula gitmeniz gerektiğini düşünürsünüz.
Okula gittiğinizde kendi döneminizden kimseyi göremeyince bunalıma girer ve kendinizi asosyal bir mahluk olarak görürsünüz.
Siz yüksek lisansın ilk döneminin derslerini zar zor tamamladığınızda, arkadaşlarınızın askerden geldiğini görüp bir ah çekersiniz.
Mulakat dönemi tamamen kabus olur. Sizi küçük gören akademisyenler yüzünden okullara karşı büyük bir antipatiye sahip olursunuz.
Mezun olunca ne olcam korkusunu ertelemiş olacağınızdan, tekrar karşılaşma olasılığı yüksek bir durumdur.

Yüksek Lisans Yaparken Çalışmak
Yüksek Lisans yaparken kişilerin çalışma eylemi 2 durumda gerçekleşir. Birincisi part time çalışmak, ikincisi haftada 1 gün şirketten izin almak. Part time çalışma eyleminde, maaşların düşük olmasındna dolayı, çalışıp çalışmadığınızı anlayamazsınız ve genelde bu tarz işle bölümünüzle alakalı değildir. Bu sebeple size fazla gelir getirmezken, yogun bir tempoda hayatınızı sürdürürsünüz.
Haftada birgün izin alarak gittiğiniz yüksek lisans programı, eksik bir porgramdır. Derslerin en az %50 sine giremezsiniz ve çoğu dersten kalırsınız. Geçtiğinizi çoğu derside çok anlamadan geçersiniz. Ortalamyı düşürürseniz okuldan atılmanız muhetemeldir Bu gibi durumlardan dolayı bu yüksek lisans tam oalrak yüksek lisans kategorsine girmez.
Sonuç olarak yüksek lisans, bir işte çalışılmadan gidilmesi gereken bir eğitim dönemidir. Emek ister, azim ister ve sıkıntılı bir dönemdir.

Mezun olmadan yapılması gerekenler – 1

Mezuniyet sonuç olarak karşılaşacağımız yegane durumdur. Sonuç olarak mezun olmadan önce öğrencilerin önlem niteliği taşıyan bazı olayları gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Öncelikle karar mekanizmalarındna biri, mezun olunca ne yapmayı düşündüğüdür.

1-Babamın işi var. Onu devam ettireceğim.
– Babamın işinde mezun olduğum bölümle ilgili çalıaşcağım
– Babamın işinde patron olacağım

2-Hemen Sektöre atlayacağım ve bir firmada mezun olduğum bölüme uygun bir departmanda çalışacağım
– Büyük çaplı bir şirkette çalışacağım
– Küçük çaplı bir şirkette çalışıp her kademeyi öğreneceğim

3-Yüksek Lisans Yapacağım. Çalışmayı düşünmüyorum.
– Asistan olmayı düşünüyorum
– Okumaya doymadım. Biraz daha öğrenci oalrka takılacağım

Bu maddeleri aslında çoğaltmak mümkündür. Fakat yazılı her durum için geçerli bazı olmazsa olmazlar vardır.

Bunların başında, öğrencilik döneminde özgürlüğün tadını çıkarmaktır. Öğrencilik hayatı bitince, evde hiç bir şey yapmadan otursanız bile artık bir eksiklik vardır. Hatta farkedilmesi hiçte zor olmayan bir eksiliktir. Artık gidecek bir yeriniz yoktur. Okula gidipte vakit ölüdermezsiniz yada ders arasına çıkıpta, (okulu sevmeseniz bile) bir iki dolaşayım diyemeyeceksiniz. Okula gideyim ne var ne yok diye bi bakayım deseniz bile, gerek okulun uzaklığı, gerekse de okula gittiğinizde tanıdık simaların az olmasındna dolayı hiç haz duymazsınız. ÖZellikle derse girme gibi bir şansınız olmadığı için, derse girmedeiğiniz için sıkılırsınız (!) Bu sebeple, mezun olmadan önce mutlaka kişinin oturup düşünmesi ve bu okuldan nefret etse bile bunundan zevk alacağı yönü düşünmesi gerekir. (Bunlar Mazohist yada Mazoşist eğilimler değildir)

İkincil olarak, mezun olmadan önce sevdiğiniz arkadaşların değerini daha iyi anlamanız gerekmektedir. Üniveristenin kişiye bıraktığı en önemli miraslardan birisi, arkadaştır. Bu arkadaşlar mezun olduktan sonra sizin sermayeniz olacağını asla unutmayın. Üniversite arkadaşları çok ayrıdır. Özellikle, aynı evi paylaştığınız ve sevdiğiniz arkadaşlarınız varsa içinizde hep bir ukte kalır ve “Hay ben bu vakti geri alabilsem” dememek için bu kişilere önem verin yada önem verilen kişiler olun (Abarttım farkındayım:))

Son olarak, hocalarınızla iyi geçinin. Referans mektubu almak için değil. Onlara mezun olduktan sonra gerçekten ihtiyaç duyacaksınız. Özellikle 2. ve belki 3. madde de ki işleri yaapcaksanız takıldığınız yerler çok olacaktır. Hatta ve hatta, okurken ders çalışmadığınız akdar mezun olduktan sonra ders çalışacağınız konusunda garanti verebilirim.

18 Nisan 2008