Aylık arşivler: Temmuz 2011

Sosyal Medya – Medical Park ve Check Up

Yeni açılan www.Analythink.com adlı İş Analitiği blogunda yazdığım yazıyı sizle paylaşmak istiyorum.

Büyük şehirde yaşayan insanların, periyodik olarak check-up yapmalarının yanındayım. Kirli hava, cep telefonu, bilgisayarlar (kısaca radyasyon) ve diğer etmenler bireylerin teşhisi zor hastalıklara yakalanmalarına sebep olabilir.

İstanbul’da yaşayan ve tüm gün bilgisayar başında mesai tüketen biri olarak, check-up yaptırmaya karar verdim. Çeşitli hastanelerin sitelerini araştırdıktan sonra Acıbadem Hastanesi ve Medical Park’a yoğunlaşmaya karar verdim. Twitter üzerinden Acıbadem Hastanesine mesaj (mention) yaparak bilgi talebinde bulundum. Cevap gelmesini beklerken de Medical Park’ı telefonla aradım. Check-up konusunda uzman müşteri hizmetleri bana tüm detayları ve yapılan testleri anlattı. Tam istediğim testler, istediğim fiyatlara sunulmaktaydı. Telefon konuşması boyunca sadece ismim ve telefon numaram mevzu bahis oldu. Onun haricinde hiç bir kişisel bilgimi vermedim.

Telefon konuşması bittiğinde Twitter üzerinden Acıbadem Hastanesinin cevap verip vermediğini kontrol ederken, çok şaşırtan bir durum ile karşılaştım. Medical Park beni Twitter üzerinden takip ediyordu. İlk başta anlayamadım ve Google üzerinden Telefon numaramı ve ismimi kullanarak arama yaptım. Arama sonucunda hiç bir şey çıkmadı. Peki bu kişiler beni nasıl bulmuşlardı?

Biraz düşündükten sonra, bunun başarılı bir sosyal medya kullanımı olduğunu anladım. Benim Acıbadem Hastanesini takip etmem ya da twit atarken kullandığım “check up” kelimesinin süzgeçlerine takılmış olmasından dolayı beni takip etmiş olabilirler. Her iki ihtimalde de doğru bir iş yaptıkları için kendilerini tebrik ediyorum.

“Sosyal medyayı, pazarlama mesajları yaymak veya varolan/ potansiyel müşterilerle daha iyi bağlar kurmak için kullanmak” tanımını fazlasıyla hakeden bir hareket. Belki biraz rastlantısal ama başarılı.

Eğer bunların haricinde “Metin Madenciliği” (Text Mining) kullanarak “Bilgi Çıkarımı” (information extraction) yaptılarsa çok büyük bir iş başarmış demektir.

Yakın zamanda Check-up yaptırmayı düşünüyorum. Medical Park tercihim olacağından eminim. Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Zara’nın hissedarları 75’lik patronu kapıya koydu

İspanyol hazır giyim devi Zara’nın 75 yaşındaki patronu Amancio Ortega, hissedarların kararıyla yönetimi bırakıyor

Dünyanın en ünlü perakende zincirlerinden, İspanyol hazır giyim devi Zara ve Indıtex grubunun yüzde 59.29 ile en büyük hissesine sahip patronu Amancio Ortega, hissedarların kararıyla yönetimden ayrılıyor. 75 yaşındaki Ortega’nın yönetimdeki aktif rolünden ayrılarak yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam edeceği bildirildi. Son birkaç yıldır kendini hissettiren şirketteki bu yönetim değişikliği sonrasında yönetime deneyimli ve daha genç birinin getirileceği bildirildi. Şirketin yönetim kurulundan yapılan açıklamada Ortega’nın yerine gelecek ismin mücadeleye açık olan perakende sektöründe sorumluluk ve motivasyon faktörlerine yerine getirebilecek, aynı zamanda yeni fikir ve projelere açık özelliklerde olacağı da bildirildi.

‘KARARA SAYGILIYIM’
Ortega ise yönetim kurulunun aldığı bu karara saygı gösterdiğini açıklayarak bu değişikliğin grup için ‘en iyisi’ olacağını söyledi. Grubun CEO’luğunu ise 2005 yılından bu yana Madrid’te Universidad Complutense’de hukuk eğitimi alan Paul Island yapıyor.

Dünyanın en zengin yedinci adamı
İspanya’nın en zengini olan ve Türkiye’de de yatırımları olan tekstil firması Zara’nın sahibi Amancio Ortega, 30’dan fazla şirketi kontrolü altında tutuyor. 31.1 milyar dolarlık servet ile dünyanın en zenginle listesinin de yedinci sırasında olan Ortega, imparatorluğa dönüştürdüğü Inditex’in başkanı olarak aylık 600 bin euro maaş alıyor. 65 bin kişiye iş verip, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 64 ülkede iş yapan Ortega, servetinin yüzde 87’sini hâlâ kurduğu şirketten sağlıyor.

Kaynak | Sabah
Link:http://www.perakendebulten.com/haber.php?hid=1310984546

Sabri: Çok ilginç bir durum söz konusu. Zara’yı her konuda örnek alan Türk Moda Perakendecileri bakalım bunu da örnek alacaklar mı? Yoksa Patron şirketinden öteye gidemeyecekler mi?