Kategori arşivi: İş Analitiği

Endüstri Mühendisliği Nedir?

11 Temmuz 2013 tarihinde bir yazı dizisine başlamıştım. Ördek – Pancu ve Endüstri Mühendisliği – Bölüm 1 Bu yazı dizisinde size ITU EMT konferansında yaptığım sunumdaki Endüstri Mühendisliği’ni anlatacaktım fakat yarım kalmıştı. Şimdi bakıyorum da yazı dizisi yerine bir yazıda bunu halledebiliriz sanırım 🙂
Endüstri Mühendisliği hakkında bir çok tanım var. Benden bir cümle ile anlatmamı isteseniz sanırım şunu tercih ederdim. Gerçek hayat süreçlerinin amaca uygun olarak modellenmesi, bu modellerin çözülmesi ve bunu yaparken kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan mühendisliktir.
Aslında Endüstri Mühendisliğinin ne olduğundan daha önemli bir soru var. Bir insan neden Endüstri Mühendisi olmak ister? Bir çocuğa büyüyünce ne olacaksın diye sorulduğunda bugüne kadar hiç bir çocuk Endüstri Mühendisi olacağım dememiştir. Doktor, Pilot, Öğretmen demiştir. Hatta Mühendis demiştir ama Endüstri Mühendisi dememiştir. Aslına bakarsanız, mühendis kelimesi bile Endüstri Mühendisini çağrıştırmamaktadır. Mühendis deyince, Makine, İnşaat, Elektronik hatta Bilgisayar Mühendisliği akla gelmektedir. Peki neden bir insan Endüstri Mühendisi olmak ister? Cevabı çok basit. Endüstri Mühendisinin ne olduğunu anladığı zaman 🙂

Şu anda Türkiye’de çeşitli üniversitelerde okuyan yüzlerce Endüstri Mühendisi var. Yüz yıllardır bitmeyen Endüstri Mühendisliği geyikleri ile karşı karşıya okullarına devam etmeye çalışmaktadır bu genç beyinler. Artık yeter dedirten klişeler vardır.

  • Her işi bilen ama hiçbir işi tam yapamayan mühendisler
  • Ne iş olsa yaparım diyen mühendis
  • Karma mühendislik
  • En yatış mühendislik

bitmediniz
Tabi birde Endüstri Mühendisliğini hiç bilmeyen ya da yanlış bilen kişilerin sıkça sorduğu sorular vardır.

  • Eee siz şimdi mezun olunca ne iş yapacaksınız?
  • Sizde tarım dersi var mı?
  • Tasarım dersi haftada kaç saat (Endüstriyel Tasarım)
  • Sizin bölüm 2 senelik mi? (Endüstriyel Tasarım)

Her işi bilen ama hiç bir işi tam yapamayan mühendisler. Bu tanım biraz kırıcı da olsa ilk kısmı doğrudur. Bilgisayardan, Elektronikten, Makineden hatta Çevre Mühendisliğinden ders alırlar. Berlin Üniversitesi’nde yayınlanan bir tanıtım metaryelinde Endüstri Mühendisliği Ördek olarak anlatılmıştır. Sonuçta Ördek hem karada gider, hem suda yüzer hem de havada uçar. Ama bir kartal kadar iyi uçamaz, bir köpek balığı kadar iyi yüzemez ya da bir çita kadar hızlı koşamaz. Yani Berlin Üniversitesi de yukarıdaki tanımı kabul etmektedir 🙂

ordek_em

Ama bunların hepsi safsata. Laf salatasından başka bir şey değil. EM, hakkında bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunan bölüm ve meslektir. Ve unutulmamalıdır ki, Endüstri Mühendisi olanlardan çok, olmayanların hakkında konuştuğu meslektir aynı zamanda 🙂 Yazının en başında bir tanım yapmıştım. Şimdi daha güzel bir tanım buldum. Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi vardır, Endüstri Mühendisinin amacı bunu standartlaştırmaktır. Aslında Endüstri Mühendisliği bir meslek değil, bir bakış açısı, bir yaşam tarzıdır.
Endüstri Mühendisliği, Aspirin gibidir. Ne zaman hasta olsanız içebilirsiniz. Ya da Cif gibidir. İster banyoda ister mutfakta lekeleri çıkartmak için her zemine uygulayabilirsiniz.
cif_aspirin

macgyverŞimdi size dünyadaki ilk Endüstri Mühendislerinden birinden bahsedeceğim. 1986 öncesi doğanların çoğu kendisini tanıyordur. Fakat tanımıyorsanız google size yardımcı olacaktır. Adı Mac Gyver. 1985 ile 1992 yılları arasında TRT’de görev almıştır. Kısıtlı kaynaklar ile en iyiyi bulma konusunda bir dahidir. Bu MAC denen zeki, yakışıklı, yetenekli ve karizmatik kişin eline silah almamakta ve bir adet saç tokası, bir metre paket bandı ve bir deterjan kutusuyla bomba yapabilmektedir. Gerçek bir Endüstri Mühendisi de kısıtlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmalı ve en verimli ve en etkin sistemleri kurmalıdır.

pancuVe işte yazımızın belki de yıldızı olan, Türkiye’nin en önemli Endüstri Mühendislerine örnek teşkil edecek kişisine geldi. Daniel Gabriel Pancu. Evet, şaşırdınız biliyorum. Bir futbolcu nasıl Endüstri Mühendisi olabilir? 17 Ağustos 1977’de doğan Pancu futbola kaleci olarak başlamıştır. Fakat sonrasında kariyerine orta saha ve forvet oyuncusu olarak devam etmiştir. 17 Nisan 2005’te Fenerbahçe ve Beşiktaş arasında oynanan ve 3-4 Beşiktaşı’ın kazandığı o efsane maçta Pancu hem forvet, hem orta saha hem defans hem de kaleci oynayarak gerçek bir Endüstri Mühendisi olduğunu göstermiştir. (Ama tabiki bir Alex değil :))

Gördüğünüz gibi hayatımızın her alanında bir Endüstri Mühendisi bulunmaktadır. Aslında insanın olduğu her yerde her zaman verimlilik artışına ihtiyaç olacaktır. Bu sebeple sonu olmayan bir mühendisliktir. Gelin biraz da teknik olarak EM’nin ne iş yaptığına yakından bakalım.

3M: İnsan, malzeme ve makineden oluşan bütünleşik sistemlerin kuruluş ve devamlılığının yönetimi ile ilgilenir.
Köprü: Yapılacak iş ile mühendislik bilgileri arasında bir köprü oluşturur, dekoderlik yapar
Verimlilik: Temel amacı, Etkinliği ve Verimliliği arttırmaktır.
Analitik: Endüstri mühendisliği parçayı değil bütünü göz önüne alarak çalışır, sistemin bütünüyle ilgilenir.
Sosyal: Her türlü uygulamada insan faktörünü dikkate alır. Bu sebeplerden dolayı temel doğa bilimleriyle olan ilişkisinin yanında sosyal bilimlerle de iç içedir.
Kolay, Hızlı, Ucuz: Endüstri Mühendisleri bir işin en kolay, en ucuz, en hızlı yolunu bulur ve bunu yapmaktan haz alırlar.

Peki Endüstri Mühendisleri hangi sektörlerde çalışabilirler? Üretimden sağlığa, enerjiden gıdaya, bir çok sektörde çalışabilirler. Aslında sektör bağımsız bir mühendislikten bahsediyoruz. İşte size bir kaç sektör:
sektorler

Peki ne iş yaparlar? İş bulma korkusu yaşamayan mühendislerden bir tanesi EM. Ben bir EM olarak şu ana kadar aynı şirkette 11 farklı pozisyonda çalıştım. Sizler kalite kontrolden stratejik planlamaya, iş geliştirmeden, yazılım uzmanlığına, pazar araştırmasından lojistik planlamaya kadar bir çok işte çalışabilirsiniz.
meslekler

Bir kaç Endüstri Mühendisi ve çalıştığı pozisyonlar ve şirketleri aşağıda yazdım.
ornek_meslekler

Evet. Dilim döndüğünce size Endüstri Mühendisliğini anlatmaya çalıştım. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Bir sorunuz olursa çekinmeden İletişim bölümünü kullanarak bana ulaşabilirsiniz.

Bu da bonus olsun 🙂

Not: Bu yazı yazılırken, başta Vikipedia olmak üzere, ekşisözlük ve youtube’dan faydalanılmıştır.

Üniversiteler ve Konferanslar – ODTÜ

Bu sene benim açımdan hem kariyer olarak hem de çevre edinme olarak çok verimli geçti. Bir çok projede başarılı sonuçlar elde ettik ve şirketimize milyon dolarlar kazandırdık 🙂 Aynı zamanda katıldığımız konferanslarda bir çok profesyonel ile tanışma fırsatımız oldu. Onların yaptıklarını başardıklarını öğrendikçe daha çok çalıştım ve daha çok başardım.
Bunun dışında bu sene çok güzel olaylar oldu. Üniversitelerle İş Birliği Projeleri (Back to School) – LC Waikiki yazısında bahsettiğim üzere üniversitelerle bir proje etkinliğimiz oldu. Bir sene boyunca çeşitli üniversitelerin Endüstri Mühendisliği bölümleri ile projeler yaptık. 5 üniversitede 40’nın üzerinde öğrenci ile tanıştık ve güzel başarılara imza attık. Back To School ismi ile başlayan programımızın ismi ProFashional Industry olarak değişti ve harika bir final sunumu ile tamamlandı. Bununla ilgili önümüzdeki günlerde de bir yazı yazmayı planlıyorum.
Bu yazımda, bu sene yaptığımız üniversite ziyaretlerimiz ve bu ziyaretlerimizde yaşadıklarımızdan bahsetmek istiyorum. Daha önce üç yazımda (Sektörde Matematik 1, Sektörde Matematik 2 ve ITU EMT) daha önce yaptığım konuşmalara yer vermiştim. Bu yazımda size nerelere gittik neler yaptık onlardan bahsedeceğim.

ODTÜ – Seminer – LC Waikiki ve Endüstri Mühendisliği Uygulamaları
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi – Konferans – Sektörde İş Geliştirme
İzmir Ekonomi Üniversitesi – Seminer – LC Waikiki ve Endüstri Mühendisliği Uygulamaları
Fatih Üniversitesi – Konferans – Tekstil Perakendesinde Endüstri Mühendisliği uygulamaları

ODTÜ
İtiraf etmek gerekirse ODTU benim hayalimdeki 2 üniversiteden bir tanesiydi. Ulaşılması imkansız olan ve sadece dahilerin gidebildiği bir üniversite olarak düşünürüm ODTÜ’yü. Bu tabi her bölümü için geçerli değil. Sadece Endüstri Mühendisliği için. Bu kanıya nereden mi vardım. TecrübEM adlı kitabı okuyunca çok etkilenmiştim. Sanırım oradan. (Tecrübem 1, Tecrübem 2)
LC Waikiki olarak üniversitelerle yapacağımız projeler kapsamında ODTÜ’yü ziyarete gitmiştik. Çok değerli iki hocamız Özgen Hanım ve Sakine Hanım bizi karşılamışlardı. Projelerimizi anlattık ve hangi projeyi bu sene birlikte yapacağımıza karar verdik. Ardından Özgen Hocamızın bize bir önerisi oldu. Bu dönem Seminer dersinde LC Waikiki’den konuşmacı olarak katılıp katılamayacağımızı sordu. Çok heyecanlanmıştım. Hayalimdeki üniversitede Seminer dersinde konuşmacı olacaktım.
Ardından tarih konusunda anlatık ve oradan ayrıldık. Kasım 2013’te Seminer için LC Waikiki’den 4 arkadaş ODTÜ’de Seminer vermek için yola çıktık. Şehir dışına sevdiğin arkadaşlarınla yolculuk yapmanın keyfi gerçekten farklı oluyor. İşte süper adamlar:

odtu_lcw_ekip

Sonuçta ODTÜ’ye gidiyorduk. ODTÜ gibi bir üniversitede basit şeyler anlatamazdık. Anlatacaklarımız hem LC Waikiki’yi doğru ifade etmeliydi hem de dinleyenleri bilgiye doyurmalıydı. Hem de sadece 40 dakikada olmalıydı. Sonuç olarak aşağıdaki sunum planını çıkardık.

odtu_lcw_konu

Ben her zamanki gibi basit kısmı anlattım. LC Waikiki’nin kim olduğunu, hikayesini, bugüne nasıl geldiğini, rakamları, gelecekteki hedeflerini, başarılarını, Tedarik Zinciri’ni, İş Analitiği’ni ve yaptığımız işlerden kısaca bahsettim. Ardından Besim Mağazalar Arası Transfer’de yazdığımız matematiksel modeli anlattı. Optimizasyondaki başarı hikayemizi ve bu yolculuktaki zorluklardan bahsetti. Son olarak Gürer, Rota Optimizasyonunu Tabu Search Algoritması ile nasıl çözdüğümüzü ve bu konu hakkındaki bilgimizden bahsetti. Hem Matematiksel Modellemeyi hem de Meta-Sezgiselleri anlatmıştık. Herkes çok etkilenmişti (ya da bize öyle geldi)

odtu_lcw_sunum

Buradan Özgen Hocama seminer için bize imkan tanıdığı için çok teşekkür etmek istiyorum. Farkında değil ama sayesinde bir hayalim gerçekleşti 🙂 Bir sonraki üniversite yazısında görüşmek üzere.

İşe Nasıl Girdim? LC Waikiki Maceram

Çok çalışıyorum, çok yoruluyorum, öldüm, bittim gibi cümleler duymayacaksınız bu yazımda. Bu yazımda şu anda çalıştığım şirkete nasıl girdiğimin hikayesini bulacaksınız.

2007 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra önümde 2 yol vardı. 1 üniversitede kalarak akademisyen olmak, 2 iş hayatına girip çalışmak. Ben ikisini birden yapmayı tercih ettim. Hem yüksek lisans yapıyor hem de çalışıyordum. Tabi bu uzun sürmedi. Zaman geçtikçe işlerin temposundan dolayı okula gidemedim ve en sonunda da kaydımı sildiler 🙂

2007 yılı benim için dönüm noktası niteliğindedir. Yeni mezun olan bir kişinin öz güveni ile caka satmaktaydım. Şirketlerin benim için sıraya girdiğini düşünür ve acaba hangisini seçmem gerektiğini bulamazdım. İlk iş görüşmemde şefkat tokatını yanağımda biraz hissetmiştim ama bunu yine hayra yormuş ve “onların kaybettiğini” söylemiştim.

Günlerden bir gün üniversiteden bir arkadaşım bana LC Waikiki adlı firmada çalışmak isteyip istemediğimi sordu. “Peh” dedim. “Bu saatten sonra mağazalarda ürün mü satacağım” ya da “Üretim ile ilgilenmiyorum” gibi çok amatörce cevaplar verdim. Arkadaşım en azından bir iş görüşmesi ayarlayabileceğini söyledi. Ben, sırada bekleyen bu şirketi de görmeliyim diyerek görüşmeye gittim. Bir iş görüşmesinde yapılmaması gerekenler listesinde ilk 5 sıradaki her şeyi yaptım diyebilirim. Salaş bir kıyafet giydim, CV’mi bile yanıma almadım ve bunun gibi garip davranışlar. Altı üstü pantolon üreten bir firma ile görüşecektim. Ne gerek vardı? Sonunda tabi görüşmeye giremedim. Çünkü arkadaşım beni uyardı ve eve gidip biraz çalışıp gelmemi istedi.

Ben o kapıdan bir defa girmiştim ve adamların üretim yapmadığını görmüştüm. Koca binada bırak üretimi depo bile yoktu. Peki bu kadar adama bu binada ne yapıyorlardı? Sanırım bu şirketi biraz daha yakından tanımam gerekiyordu. Eve gittim. İnternette kısa bir araştırma yaptım. Güzel bir kuruluş hikayesi, yüksek cirolar, pazar liderliği… O anda bir aydınlanma yaşadım. Bir şirket bunları başarabiliyorsa, demek ki arkasında çok büyük bir mimari ve operasyon olmalıdır. (Arkadaşım bu aydınlanmayı yaşamak için internete mi girmen gerekiyordu?) Bir sonraki görüşmeyi 1 hafta sonraya ayarlamıştı arkadaşım. Sadece 1 hafta. Hemen hazırlıklara başladım (Tabi tabi) İş görüşmesinde kiminle karşılaşırsam karşılaşayım onu etkilemeliydim. İnternette etkili CV diye aratmaya başladım. İlham aldığım yerler oldu. Ve sonra şu CV’yi hazırladım. http://sabri.suyunu.com/CV/ Bu CV’yi ufak kişiye özel CD’lere yazdım. Sonunda görüşme günü geldi çattı. Kimle görüşeceğimi bilmiyordum ve sormak da aklıma gelmemişti. Analayacağınız amatörlük diz boyuydu 🙂 Zamanında gelmiştim ve çok kısa bir beklemenin ardındna görüşme yapılacak odaya girdim. Odada 2 kişi vardı. Biri açık tenli hafif yapılı, diğeri esmer ve zayıfçaydı. Sonrasında bir kişi daha geldi ve 3 kişi oldular. Şansıma görüştüğümüz odada projektör vardı ve CD’mi takıp kendimi anlatmaya başladım. Gayet rahat bir tavır sergiliyordum ta ki Lisans projemi açıp anlatmamı isteyinceye kadar. Şaşırdım ama şakınlığımı gizleyerek projeyi açıp anlatmaya başladım. Tam detaylandırmadan kapatacakken, “Exponential Smoothing nedir?” sorusu geldi. Haydaaa dedim ne oluyor. Anlattım. Konuyu kapatmaya çalışırken “Regresyon Nedir? Nasıl bir uygulama yaptın?” sorusu geldi. Teknik terimlerle anlattım ve karşılıklı modelleri tartışmaya başladık. 5-10 dakikanın ardından görüşmenin bitiş zamanı gelmişti. Herkesi selamladım ve arabaya binip eve geldim. 2 hafta sonra üniversiteye E-60 ile giderken telefonum çaldı. Açtım ve görüşmenin olumlu geçtiğini ve şu maaş ile kabul edersem önümüzdeki hafta başlayacağımı söylediler. Hemen kabul ettim. İkiletmedim. Hani sırada bir sürü şirket vardı? Hani herkes beni almak için bekliyordu? Hayırlısı dedim iç sesime.
05.11.2007 tarihinde Sistem Analisti olarak işe başlamıştım. İşe ilk başladığım günü hatırlıyorum. Çalıştığım ofis Bilgi İşlem departmanın içindeydi. Ofisin içindeki Bilgi İşlem yazısı o kadar afilli gelmişti ki hayallerim gerçek olmuştu.

İşe ilk başladığımda hala öz güvenim çok yüksekti. Her şeyi ben biliyordum ve şirketi kurtarmak için kollarımı sıvamıştım. Ama tavuğun bacağı hiç de öyle değildi. (ya da hindinin miydi) Her geçen gün şok üzerine şok yaşıyordum. “Adamlar yapmış abi“, “Vay be“, “Sisteme bak“, “Bu da mı gol değil” gibi tepkilerle her gün yeni bir şey öğreniyordum. Gün geçmiyordu ki yeni bir şey öğrenmeyeyim. Özellikle Tahmin konusunda kendimi uzman gören ben, tahminin sadece çok ufak bir kısmını bildiğimi görüyordum. Yöneticilerimin ve çalışma arkadaşlarımın hepsi ayrı bir derya idi, ne zaman bir şey sorsam cevap alıyor ve gelişimime katkı sağlıyorlardı.
Tam bir Dunning-Kruger Efect örneğiydim
Dunning Kruger

Bugün LC Waikiki‘ye başlayalı neredeyse 7 sene oldu. Yüzlerce insanı tanıdım, onlarca yönetici ile çalışma fırsatım oldu. Şu anda Türkiye’nin en donanımlı 9 kişiden oluşan Analitik ekibini yönetmekteyim. LC Waikiki bugün 20 ülkede 450’nin üzerinde mağazasıyla Türkiye’nin gururu olurken, 2023’te Avrupa’nın en başarılı üç giyim perakendecisinden biri olmayı hedefliyor. Ben bu hedefi başaracağımıza inanıyorum. Çünkü LC Waikiki çalışanlarına değer veriyor, çünkü LC Waikiki müşterisine değer veriyor, ülkesini seviyor, teknolojiyi kullanıyor, inovasyondan vazgeçmiyor.
LC Waikiki! Seni seviyorum 🙂

Not: İş görüşmesindeki kişilerin kim olduğunu işe girince öğrendim. Biri Genel Müdür Yardımcısı, diğer ikisi Sistem Geliştirme Yöneticisi. Bu bilgiyi görüşme öncesinde bilseydim o kadar rahat olamazdım sanırım 🙂 Değerli Eski Yöneticilerim Osman Bey, Serkan Bey ve Cemil Bey’e selamlarımı iletiyorum. İyi ki beni işe almışsınız, iyi ki bu ailedeyim.

Ördek – Pancu ve Endüstri Mühendisliği – Bölüm 1

Bir önceki yazımda İTÜ’de yaptığım konuşmadan bahsetmiştim. Her ne kadar sunum istediğim gibi gitmemiş olsa da, yaptığım sunumun içeriği ilgisi olan kişiler için etkileyici ve öğreticiydi.
Tek yazıda hepsini paylaşmak isterdim ama “Sektörde Endüstri Mühendisliği Uygulamaları” kısmını bir cümle ile geçmek istemiyorum. Elimden geldiğince bu kısmı ayrı ayrı yazılarda anlatmak istiyorum. Amacım Endüstri Mühendisliği bölümünü seçecek, Endüstri Mühendisliği okuyan ve mezun olan kişilere yapacakları iş hakkında biraz bilgi vermektir.

İlginç isimli sunumum giriş slaydı.
Slayt1

Sunumun ajandası aşağıdaki gibi.
Slayt2

Beni ve bizi tanıdığınızı düşünüyorum. Tanımayanlar için kısaca bahsedeyim o zaman.
1984 yılında İstanbul’da doğdum. Fatih Üniversitesi, Endüstri Mühendisliğinden mezun oldum. Endüstri Yüksek Mühendisi olmak için okumaya başlamış olsam da, iş hayatının tatlı gelmesinden dolayı yüksek lisansı bitiremedim. 2007 yılında LC Waikiki’ye Sistem Analisti olarak işe başladım. Ve hala LC Waikiki’de çalışıyorum. İşe girmem de, Lisans Tez çalışmamın büyük etkisi olmuştur. Buradan Tez hocam Prof. Ahmet Bolat Bey’e de teşekkürlerimi iletiyorum. İşe giriş hikayemi de bir yazımda detaylı olarak anlatmaya çalışırım.

6 senelik LC Waikiki kariyerimde bulunduğum pozisyonlar:
Slayt5

Peki biz kimiz. Biz “İş Analitiği ve İş Geliştirme Departmanı”yız. Türkiye’nin en büyük analitik ekibi. Şu anda 7 kişiyiz ama sene sonuna kadar 10 kişi olacağız (inşallah). Yaptığımız işler dünya standartındadır. Türkiye’de bir benzerini bulamazsınız. Zor işler başarırız ve şirketimizi 2023 vizyonu için hedefe ulaştırmak için çabalarız. İşi Eğlenceli hale getiririz. Osman Bey’in deyimiyle Solution Center’ız. Siz probleminizi söyleyin biz çözelim tadındayız. Sonuç olarak LC Waikiki’deki AR-GE departmanıyız. Optimizasyon, YönEylem Araştırması, Matematiksel Modelleme, Simülasyon, Algoritma gibi kelimeleri çok kullanırız. Çünkü bizim işimiz budur 🙂

ekip_nerf

Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazımda Sunumun ikinci kısmı olan Endüstri Mühendisliği nedir, ne iş yapar, nerelerde çalışır kısmına değinmeye çalışacağım. Ördek, Pancu ve Endüstri Mühendisliği arasındaki ilişkiye yer vereceğiz. MacGyver’a selam edeceğiz. Sorularınızı iletişim bölümünden bana ulaştırabilirsiniz.

İş Analisti, İş Analitiği, İş Geliştirme, İş Zekası Hakkında Özlü Yazılar 1

“Uzun zamandır yazı yazamıyorum” diye başlayan bir yazı ile tekrar karşınızdayım. Defalarca başlayıp yazı yazma girişimlerim başarısız olunca ben de farklı bir konseptte yazı yazarak işin kolayına kaçmaya karar verdim.

Sabri.suyunu.com sitesinin iletişim bölümünü kullanarak benimle çeşitli kişiler iletişim kuruyor. Bu kişiler genelde öğrenciler oluyor. Öğrencilerin sorduğu sorulara dilim döndüğünce cevap vermeye sorularını yanıtlamaya çalışıyorum. Tabi bazen iş yoğunluğundan dolayı gecikmeler yaşanmıyor değil 🙂

Bu yazıyı yazmamdaki bir amaç da öğrencilerin genel olarak sorduğu soruları burada cevaplayarak bilgilendirme yapmak. Umarım faydalı olur.

Yazı dizisinin devamı gelecektir. Beni takip etmeye devam edin 🙂

Bu yazışma 2011 yılının sonunda gerçekleşmiştir.

Merhaba Sabri bey,
Marmara üniversitesi Endüstri müh. son sınıfa geçmiş ne yapacağına karar vermeye çalışan yardıma muhtaç bir gencim.
Araştırmalarım doğrultusunda “iş analistliğini” tanımak istediğimi fark ettim. Size birkaç sorum olacak..
İş analistliği için yazılım anlamında ne gibi bir temele ihtiyaç var?
Genel olarak ne gibi niteliklere sahip olmak gerek, yani şu tarzda bir insan bu işi çok iyi yapar yada şu özellikteki biri bu işi yapamaz gibi..?
Şimdilik aklıma takılanlar bunlar..
İlginiz için teşekkürler, iyi çalışmalar..

Merhaba XXX Bey,

Öncelikle iş yerindeki yoğunluktan dolayı mesajınıza biraz geç cevap verdim. Bu yüzden kusura bakmayın.
Sorularınıza elimden geldiğince cevap vermeye çalışayım.

Biraz kavram karmaşası var ve bu çok normal. Çünkü ülkemizde hala net olarak yerine oturmamış bazı pozisyonlar var. Ve bunlar genelde Analist olarak geçiyor. Neler bunlar. Sistem Analisti, İş Analisti. Bunlara ek olarak İş Analitiği ve İş Zekası Uzmanı var. Gariptir, çalıştığım şirketlerde tüm bu pozisyonlarda azar azar çalıştım.

Bir birine benzeyen bu unvanları dilim döndüğünce anlatmak isterim.

İş Analisti, Sistem Analisti, Sistem Geliştirme Uzmanı: Sorunların nasıl çözüleceğini, yeni geliştirmelerin nasıl yapılması gerektiğini, işin gereğini analiz eder. Analiz dokümanı hazırlar. Çalışma onaylanırsa yazılımcılarla beraber değişikliği gerçekleştirirler. Daha sonra test edip müşteriye yükleme yapılmasını takip ederler. (Alıntı) Bir nevi Müşteri ile yazılımcı arasında dekoderlik yapar. Hem müşteriyi anlar hem yazılımcıyı anlar ve ikisinin iletişimini sağlar. Yazılım haricinde, süreç dokümantasyonu gibi görevlerde yer alırlar. Süreçleri katkıları belli bir seviyede olur. Sistem Geliştirme Uzmanı olarak görev aldıklarında da aynı ismi alabilirler. Ya da Sistem Analisti. Genel olarak görevleri aldıkları süreçleri iyileştirmek ve bilgi işlem departmanına anlatmaktır. Bol bol dokümantasyon yazarsın. Son kullanıcıyla muhatap olursun. İşi öğrenmek için işin içinde olman gerekir. Hem müşteriyi hem de yazılımcıyı memnun edecek sonuca ulaşman lazım. (Genelde kimse memnun olmaz) Tecrübe çok önemlidir. Çok farklı departmanlar gördüğün için çok tecrübe kazanırsın ama hiçbir alanda uzmanlaşamazsın (Bunu bir yerden hatırlıyorum:) İş değiştirmek istediğinde yaptığın işi anlatmakta zorlanabilirsin.

İş analisti ve türevleri sektörde şu aralar popüler. Yeni mezunlar için iş analistliği pozisyonu bir fırsat olabilir çünkü bu pozisyondaki kişileri her yere koşturman gerekir. Tecrübeli yok mu? Var ama tecrübe genelde burada iş analistiliği tecrübesi değil sektör tecrübesi ön plana çıkıyor. Çünkü işi ne kadar iyi bilirsen o kadar iyi anlatırsın. İş analistliği güzeldir. Peki ben iş analisti miyim? Hayır.

İş Analitiği: Google a iş analitiği nedir diye sorsan sana çok fazla cevap veremez. Çünkü Türkiye’de İş analitği alanında belli sektörler dışında hiç bir şey yapılmamaktadır. Belki ihtiyaç duyulmamakta belki değeri anlaşılmamaktadır. İş Analitği, bir mühendisin anlayacağı terimlerle anlatmak gerekirse, Optimizasyon, simulasyon ve veri madenciliğin araç olarak kullanıldığı bir departmandır. Bu süreçler ile ilgili yazılımlar kullanılır ve şirketin kritik kararlar vermesinde destek birimi olarak görev yapar. Aynı zamanda AR-GE departmanıdır. Ek olarak süreçleri otomatik hale getirerek sistemi kullanıcıdan bağımsız hale getirmeye çalışır. Veriye direkt ulaşımı vardır ve istediği veriyi kod yazarak çıkarıp alır. İş analitiğini anlatmak için çok kısa bir tanım oldu ama kısaca mühendislik demektir.

İş Zekası hakkında Google daha çok sonuç verebiliyor. “Rekabet dünyasında, çalışanların ve yöneticilerin daha verimli işlere zaman ayırabilmesini sağlayan sistemlerdir. Türkiye henüz olayın ehemmiyetini kavrayamamış olsa da personelin ve zamanın tasarruflu kullanılmaması sonucu elde edilen zararları azaltmaya yönelik raporlama, analizleme, görüntüleme, geliştirme konularında yardımcı olurlar” İş Zekası ikiye ayrılır. Database tarafında Veriambari ve OLAP’lar ile çalışanlar, Veriyi süreçlerin daha verimli olması için geliştirme amaçlı kullananlar. Genelde ilk söylediğim bilgisayar mühendisleri diğeri ise sistem ve endüstri mühendisleri tarafından tercih edilir.

Raporlama Uzmanı hepsinden bağımsız, şirketlerin rapor ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş departmanlarda çalışır.

Bu kadar bilgi verdikten sonra Bu ddepartmanlarda nasıl insanlar çalışır.

İş analisti, iletişim gücü yüksek ve analitik yönü gelişmiş olması gerekir. Yani resmin tamamını görebilen ve gelecekteki ihtiyaçları tahmin edebilen bir yapıda olması gerekir. Pratik Zekası yüksek, matematik ile arası iyi olanlar bu işi yapabilir. Yazmayı seven, öğrenmeyi seven, düşündüklerini rahat anlatabilen biri olmalıdır.

İş analitiği, Analitik yönü çok gelişmiş, Kod yazmayı seven, Bilgisayar başında saatlerini geçirecek (günde 6-7 saat), soyut işlerle uğraşmayı seven, kendinden motivasyonlu, çabuk sinirlenmeyen, sosyal kaygısı olmayan kişiler olmalıdır. Zor bulunur çünkü çok çabuk moralin bozulur bu departmanda. Çünkü yaptığın işi kimseye anlatamazsın 🙂

Neler bilmeli: Bence İş Analistinin bir şey bilmesine gerek yoktur. Office bilmesi yeterlidir. İş analitiği uzmanı ise veriye ulaşması için gerekli olan dillerden en az birini bilmelidir. En geçerli olanı SQL’dir. İş analistlerininde SQL bilmesi artıdır ama her iş analistine direkt veri okuma yetkisi vermezler. İş Analitiği uzmanı aynı zamanda süreçlere uygun programları bilmesi gerekir. Optimizasyon için ILOG, Lindo, Lingo, Tara vs, Similasyon için Arena, Promodel vs. İstatistik analizleri için SPSS, SAS, Minitab vs. gibi. Office saymadım bile zaten o olmazsa olmaz. Office deyince tabiki Excel kastediyorum. Uzman seviyede Excel bilinmeli.

Umarım faydalı olmuştur.
Başarılar.
Sabri Suyunu

İş Analitiği ve İş Geliştirme Müdürü

-Vay vay vay kimler gelmiş?
+Selam ben Sabri.
-Duyduğuma göre müdür olmuşsun.
+Evet 5 senenin ardından Müdür oldum sonunda
-İyi hadi hayırlı olsun bakalım. Ne müdürü oldun bakim?
+İş Analitiği ve İş Geliştirme Müdürü.
-Vay be. Çok afilli. Sizin firma Pantolon, t-shirt falan satıyor. Analitik ve Pantolon tam kavrayamadım.
+………
-Ne oldu sustun?
+Çalıştığım şirket, Türkiye’nin en büyük tekstil perakendesi. 2023’te Avrupa’nın en büyük 3 firmasından biri olacak. Ben de o şirketteki Stok, Allocation ve Sevkiyat Sistemlerinin geliştiren ekibinin müdürü oldum. Yani firmanın beyinlerinden biriyim.
-Tey tey tey 🙂 Görende herşeyi o yapıyor sanacak
+&!?+’^+’